İçeriğe atla
Yapay ZekâOlimpiyat Meşalesini Bu Kez Yapay Zeka Taşıyor
Makale·14 Şubat 2026·3 dk okuma

Olimpiyat Meşalesini Bu Kez Yapay Zeka Taşıyor

2026 Milan-Cortina Kış Olimpiyatları 6 Şubat'ta İtalya'da düzenlenen törenle başladı! Televizyonu açtığınızda gördüğünüz o muazzam kalabalığı, binlerce sporcuyu ve milyonlarca izleyiciyi düşünün. Şimdi kamerayı biraz geri çekip arka plandaki o devasa kaosu hayal edin: "Servis nerede?", "Biletim açılmıyor", "Hangi kapıdan gireceğim?", "Acil durum var!"... Pek olası değil mi yoksa sizce?

AKAtasun Kaşbaş
Kurucu, The CX Brief
Gün batımında karla kaplı Dolomit dağları ve zirvedeki bir dağ evi; ortada beyaz kutu içinde "Milano Cortina 2026" logosu ve Olimpiyat halkaları.

Cortina d’Ampezzo, Kış Olimpiyatları’na ikinci kez ev sahipliği yapan dördüncü yer. 1956’ya göre neredeyse beş katı yarışma ve üç buçuk katı atlet ile düzenlenecek 2026 Kış Olimpiyatları, boyutu itibarıyla tek bir kayak merkezine sığmadığı için Milano’nun da aralarında bulunduğu çeşitli şehirler ve bölgelere dağıtılmış durumda. Bu kadar büyümüş ve farklı bölgelere dağılmış bir organizasyonda da deneyim tasarımı aynı büyümeden nasibini alması gerekiyordu.

BBC çubuk grafiği: Cortina 1956 ile Milan-Cortina 2026 karşılaştırması; yarışma sayısı 24’e karşı 116, ülke sayısı 32’ye karşı 93 (2026 rakamı IOC tahmini), yarışma günü sayısı 11’e karşı 19. Kaynak: IOC.

Cortina’nın resmî destinasyon yönetimi kuruluşu Cortina Marketing, oyunlar öncesinde işi şansa bırakmadı ve ziyaretçi deneyimini yönetmek için dümeni İtalyan teknoloji devi Covisian’a ve onların “Smile.CX” platformuna teslim etti.

Siyah-beyaz karlı Dolomit zirveleri; alt kısımda Cortina Marketing ve smile.cx logoları yan yana.

Peki, Cortina Sokaklarında Neler Oluyor?

Covisian’ın kurduğu bu sistem, web sitesinde ve WhatsApp’ta yedi gün 24 saat, beş dilde Cortina’ya gelen ziyaretçileri karşılayan “görünmez bir ev sahibi” gibi davranıyor. Amaç sadece sorun çözmek değil; fiziksel dünya ile dijital ekranı birbirine bağlayıp o meşhur phygital deneyimi yaşatmak.

Düşünün ki Cortina’dasınız ve karnınız acıktı. Sistem sizi sadece “bir bilet numarası” olarak görmüyor. Konumunuzu, geçmiş tercihlerinizi anlık olarak analiz edip, size rastgele bir yer değil; o an bulunduğunuz yere en yakın, damak tadınıza uygun ve en önemlisi önünde sıra olmayan bir restoranı öneriyor. Yani bir nevi, o şehri avucunun içi gibi bilen yerel bir rehber gibi davranıyor.

İşin daha da etkileyici kısmı, kriz anlarında ortaya çıkıyor. Kış oyunları demek, her an değişebilen hava koşulları demek. Bir yarış ertelendiğinde binlerce kişinin aynı anda paniklediği o anı düşünün. Smile.CX burada devreye girip, kuru bir “İptal” mesajı atmak yerine; “Yarış 2 saat ertelendi ama üzülmeyin, şu köşedeki kafede ısınabilirsiniz, size özel sıcak çikolata ikramımız da burada” diyebiliyor. Negatif bir anı, saniyeler içinde sıcak bir deneyime dönüştürmek dedikleri şey tam olarak bu.

Elbette her şeyi robota bırakmış değiller. Sistemin en kritik yeteneği, duygusal zeka gerektiren anları sezebilmesi. Basit soruları yapay zeka çözerken, kaybolmuş bir çocuk veya acil bir sağlık sorunu gibi durumlarda sistem hemen kenara çekilip sizi kanlı canlı bir insana bağlıyor. Üstelik o operatör, durumu baştan anlatmanıza gerek kalmadan konuya hakim bir şekilde sizi karşılıyor.

Türkiye bir turizm ve organizasyon cenneti. Antalya’daki dev otellerden İstanbul’daki festivallere kadar aslında biz de benzer bir yoğunluğu her gün yaşıyoruz. Cortina 2026 örneği, turizmde oyunun kurallarının değiştiğini çok güzel özetliyor.

Artık misafirperverlik sadece kapıdaki güler yüzlü karşılama değil; misafirin cebindeki telefondan ona “Seni tanıyorum, şu an neye ihtiyacın olduğunu biliyorum ve yanındayım” hissini verebilmekten geçiyor.

Eğer Cortina’nın dondurucu soğuğunda ziyaretçilerin içi ısınıyorsa, sebebi sadece giydikleri montlar değil; onları anlayan bu akıllı deneyim kurgusu.

Bu yazı ilk olarak 13 Şubat 2026 tarihinde CX Bulletin'de yayımlandı.