Diplomatik Krizlerin Aşamadığı Duvar: Müşteri Sadakati
Kanada’ya taşınmadan önce, İstanbul Kültür Üniversitesi’nde verdiğim Müşteri Deneyimi Yönetimi derslerinde öğrencilerime iki büyük devi örnek gösterirdim: Amazon ve Costco. Her ikisi de birbirinden çok farklı stratejilerle, eşine az rastlanır birer müşteri deneyimi efsanesi yaratmış şirketler.

Teorik olarak DNA’sını en ince ayrıntısına kadar bildiğim Costco’nun, Kanada’da bizzat şahit olduğum o sarsılmaz müşteri sadakati, bir CX profesyoneli olarak beni bile hayrete düşürdü. Bu sadakat öylesine derindi ki, ileride üniversitelerde birer vaka analizi (case study) olarak okutulacağına eminim.
Bu başarı hikâyesini anlamak için 2025 yılına, Kanada ve ABD ilişkilerinin gümrük tarifeleri kriziyle sarsıldığı o gergin yaza bakmak gerekiyor. İki ülke arasındaki tarife savaşları, Kanadalı tüketiciler arasında ciddi bir hoşnutsuzluğa ve ardından “Amerikan Mallarına Boykot” ile “Kanadalı Ürün Al” kampanyalarına dönüştü. Sınırın iki tarafında da milyar dolarlık kayıplar yaşanırken, örneğin ABD’nin Kanada’ya alkollü içki ihracatı 2025’in ikinci çeyreğinde bıçak gibi kesilerek %85 oranında düştü.

Costco’nun Mağaza Deneyimi
Diplomatik Krizlerin Gölgesinde Bir Perakende Mucizesi
Ancak bu sert ulusal duyarlılığın tam ortasında, ezber bozan bir paradoks yaşanıyordu: ABD merkezli bir dev olan Costco’nun otoparkları, günün her saati iğne atsan yere düşmeyecek kadar doluydu. Kanadalılar; jeopolitik krizi, sınır savaşlarını ve boykot söylemlerini Costco’nun kapısından içeri girdikleri anda unutmuşa benziyorlardı. Bu durum sadece kişisel bir gözlem değil, Costco’nun yatırımcı raporlarına yansıyan çarpıcı bir finansal zaferdi.

Rakamların Dili: Boykotun Gölgesinde Rekor Büyüme
Costco, 2025 mali yılında (benzin fiyatları ve kur etkisi hariç karşılaştırılabilir satışlarda) kendi ana vatanı olan ABD’de %7,3 büyürken, krizin merkezi olan Kanada operasyonunda %8,3 gibi müthiş bir büyüme oranına ulaştı. Üstelik bu ivme 2025’in son döneminde (mali dönem olarak Q1-2026) daha da hızlanarak %9,0’a çıktı. Peki, insanlar Amerikan markalarına sırt çevirirken neden Costco’ya daha sıkı sarıldı?
Costco’nun bu kriz ortamında sergilediği direncin temelinde, üye olmayanların kapısından bile giremediği o özel “aidiyet” ekosistemi yatıyor. Kanadalı tüketiciler, yıllık 65 ile 130 Kanada Doları arasında değişen üyelik ücretlerini öderken sadece bir markete giriş hakkı değil, güvene dayalı bir kulübe giriş bileti satın alıyorlar. Öyle ki, jeopolitik fırtınaların en sert estiği 2025 yılında bile, ABD ve Kanada’daki üyelik yenileme oranının – Costco bu iki ülkeyi birlikte raporluyor - %92,3 gibi sarsılmaz bir seviyede kalması bu güvenin en somut ispatı.
Leger’in 38 binden fazla Kanadalı ile gerçekleştirdiği itibar araştırması ise bu tablonun tesadüf olmadığını gösteriyor: “Adıyla sanıyla” yerel bir dev olan Canadian Tire 5. sırada kendine yer bulabilirken, Amerikan menşeli Costco zirveyi kimseye bırakmıyor. Peki, Costco bu “yerel kahraman” imajını nasıl inşa etti?

Sonuç: CX Sadece Memnuniyet Değil, Bir Sigortadır
Kanadalı tüketiciler, Costco’da her alışveriş yaptıklarında kendilerini “kazanan taraf” olarak görüyorlar. İşte bu psikolojik bağ, dış dünyadaki jeopolitik çığlıkların ve boykot çağrılarının Costco rafları arasında eriyip gitmesini sağlıyor.
Costco örneği bizlere şunu kanıtlıyor: Harika bir müşteri deneyimi stratejisi, sadece bir büyüme aracı değil; organizasyonları en ağır ekonomik ve siyasi krizlere karşı koruyan dev bir kalkandır. Finansal raporlardaki büyüme rakamları tesadüf değildir; günün sonunda her zaman, müşteri deneyimine samimiyetle ve doğru şekilde yatırım yapanlar kazanmaktadır.
Bu yazı ilk olarak 11 Ocak 2026 tarihinde CX Bulletin'de yayımlandı.